30 Mart 2023, Perşembe
Güncel haberler
Ana Sayfa Tatil / Seyahat Yurtdışı Paris Paris Gezilecek Yerler

Paris Gezilecek Yerler

Paris dünyanın en ünlü şehirlerinden biri ve Fransa’nın başkentidir. Tarihi, kültürü, mimarisi ve romantizmi ile ünlü olan Paris, gezginlerin hayallerini süsleyen bir şehirdir. Şehirde gezip görülecek yerler o kadar fazla ki, her bölgesi keşfedilmeye değer. Paris gezisi yapacak olanlar için aşağıda birkaç önemli nokta hakkında bilgi vereceğim:

Paris, Seine Nehri’nin iki yakasında yer alan bir şehirdir. Eiffel Kulesi, Louvre Müzesi, Notre Dame Katedrali, Sacré-Coeur Bazilikası, Champs-Élysées Bulvarı ve Montmartre, Paris’te mutlaka görülmesi gereken turistik yerler arasındadır. Ayrıca, şehirdeki çeşitli parklar ve bahçeler, dinlenmek ve rahatlamak için ideal yerlerdir.

Paris’te toplu taşıma oldukça gelişmiştir ve metro, otobüs ve tren hatları şehirdeki tüm bölgelere kolayca ulaşım sağlar. Şehirdeki gece hayatı, canlı ve renkli bir atmosfere sahiptir. Barlar, kulüpler, konser salonları ve tiyatrolar turistlerin hoşça vakit geçirebileceği mekanlardandır.

Paris’te yemek kültürü de oldukça zengindir. Dünya mutfağından en ünlü lezzetlerin bir araya geldiği şehirde, restoranlar, kafeler ve pastaneler ziyaretçilere enfes tatlar sunar.

Parisliler gururlu ve tutkulu insanlardır. Şehir, turistlere sıcak bir karşılama ve hoşgörülü bir atmosfer sunar. Bu sebeple, Paris’e yapılacak bir gezide unutulmaz anılar biriktirilebilir.

Paris, dünya çapında birçok turistin ziyaret ettiği, keşfedilmeyi bekleyen muhteşem bir şehirdir. Bu yüzden, Paris gezisi planlamak isteyenlere bu şehirdeki tarihi ve kültürel zenginliklerin yanı sıra, romantik bir atmosfer ve nefis yemekler sunan bir deneyim yaşayacaklarından emin olabilirler.

Paris Seyahatinizde Gezilecek yerler

1- Eiffel Kulesi

Eiffel Kulesi, Paris’in sembolik anıtı ve dünyanın en tanınmış yapılarından biridir. Gustave Eiffel tarafından tasarlanmış ve 1889 yılında Paris Dünya Fuarı için inşa edilmiştir. İlk başta sadece geçici bir yapı olarak tasarlanan kule, şehrin simgesi haline gelmiş ve kalıcı olarak kalmıştır. Günümüzde her yıl yaklaşık 7 milyon turist tarafından ziyaret edilmektedir.

Eiffel Kulesi, Paris’in 7. bölgesinde yer almaktadır ve toplamda 324 metre yüksekliği ile bir zamanlar dünyanın en yüksek binasıydı. Kule, 18.000’den fazla demir parçasından yapılmıştır ve yaklaşık 10.000 ton ağırlığındadır.

Eiffel Kulesi, farklı katlarından muhteşem manzaralar sunar. En üst katta, ziyaretçiler Paris’in tüm güzelliklerini görebilirler. Kule, gündüz ve gece ayrı ayrı farklı bir güzelliğe sahiptir ve özellikle geceleri ışıklandırması ile adeta ışık bir kuleye dönüşür.

Eiffel Kulesi ziyaret edilebilecek 3 farklı kattan oluşur. İlk iki kat, merdiven veya asansörle ziyaret edilebilir. En üst kattaki gözlem terasına ise asansör ile ulaşılır. Kule, sabahın erken saatlerinde açılır ve gece geç saatlere kadar açıktır.

Eiffel Kulesi’ni ziyaret ederken sıra beklememek için biletinizi önceden satın almanız önerilir. Ayrıca, yaz aylarında kuyruklar oldukça uzun olabilir, bu nedenle erken saatlerde gitmek tavsiye edilir.

Eiffel Kulesi, romantik bir atmosfere sahip olduğu için çiftlerin de sıklıkla ziyaret ettiği bir yerdir. Ayrıca, kulede bulunan restoranlar ve hediyelik eşya dükkanları da ilgi çekicidir.

Paris’e seyahat eden turistlerin mutlaka ziyaret etmesi gereken Eiffel Kulesi, unutulmaz bir deneyim sunar ve Paris’in sembolik yapısı olarak hafızalara kazınmıştır.

2- Louvre Müzesi

Louvre Müzesi, Paris’in merkezinde bulunan ve dünya genelinde en ünlü sanat müzelerinden biridir. Müze, Fransız kraliyet ailesinin eski bir sarayı olan Palais du Louvre’da bulunmaktadır ve bu nedenle müze binası da tarihi öneme sahiptir.

Louvre Müzesi, yaklaşık 38.000 eser barındırmaktadır ve bunların arasında sanat tarihinin en ünlü eserleri yer alır. Bu eserlerin çoğu, antik dönemlerden Rönesans’a ve modern çağa kadar uzanan bir zaman diliminde yapılmıştır. Müzenin en ünlü eserleri arasında, Mona Lisa, Venüs de Milo, Zafer Tanrıçası Nike ve Kanatlı Zafer Tanrısı Samothrake heykelleri gibi eserler bulunur.

Louvre Müzesi’nin yaklaşık 60.000 metrekarelik alanı, birbirinden farklı galerilerden oluşur. Bu galeriler, farklı kültürlerin sanat eserlerine ve dönemlere göre ayrılmıştır. Müzede, antik Mısır ve Antik Yunan’dan Avrupa resimlerine kadar birçok tarihi sanat eseri sergilenmektedir.

Müzeye giriş, hem müzenin büyüklüğü hem de yoğun turist ilgisi nedeniyle sıklıkla uzun kuyruklara neden olabilir. Ancak, online bilet satın almak veya Paris’teki turizm ofislerinden birine gitmek, sıra beklemeden içeri girmenizi sağlayabilir.

Louvre Müzesi, ziyaretçilerin rahatlığı için restoranlar, kafeler, hediyelik eşya dükkanları ve çocuklar için özel aktiviteler sunar. Ayrıca, müze binası ve bahçeleri de ziyaretçiler tarafından sıklıkla fotoğraflanır.

3- Notre-Dame Katedrali

Louvre Müzesi, dünya çapında bir üne sahip olduğu için Paris’e gelen turistlerin mutlaka ziyaret etmesi gereken yerlerden biridir. Bu ünlü sanat müzesi, tarihi ve kültürel değeriyle, sanatseverlerin ve tarih meraklılarının mutlaka görüp deneyimlemesi gereken bir mekandır.

Notre-Dame Katedrali, Paris’in Seine Nehri üzerinde bulunan ve Fransa’nın en ünlü yapılarından biri olan Gotik tarzdaki bir katedraldir. Katedral, tam adı Notre-Dame de Paris olan “Paris’in Kutsal Bakiresi”ne adanmıştır.

Notre-Dame Katedrali, 1163-1345 yılları arasında inşa edilmiştir. Katedral, o dönemin en ileri mimari tekniklerini kullanarak inşa edilmiş ve Fransa’nın Gotik mimarisinin en güzel örneklerinden biri olarak kabul edilir. Katedralin en ünlü özelliği, ön cephesinde yer alan iki kule ve ortada bulunan büyük gül penceresidir.

Notre-Dame Katedrali, Fransa tarihinin önemli olaylarına da ev sahipliği yapmıştır. 1804 yılında, Napolyon Bonapart’ın taç giyme töreni burada yapılmıştır. Ayrıca, 1944 yılında İkinci Dünya Savaşı sırasında, Katedral Alman işgalinden kurtarılırken hasar görmüştür.

2019 yılında, Notre-Dame Katedrali’nin tarihi bir yangın sonucu hasar görmesi üzücü bir olaydı. Yangın sonrası, Katedral’in bazı kısımları tamamen yok olmuştur. Ancak, yenileme çalışmaları devam etmektedir ve Katedral, yakın gelecekte yeniden ziyaret edilebilecek bir duruma getirilecektir.

Notre-Dame Katedrali, her yıl milyonlarca turist tarafından ziyaret edilmektedir. Katedral, ziyaretçilere tarihi bir atmosfer sunarken aynı zamanda Fransız Gotik mimarisinin en güzel örneklerinden birini gösterir. Ziyaretçiler, Katedralin içindeki inanılmaz güzellikteki vitraylar, heykeller ve kemerleri hayranlıkla izleyebilirler.

Notre-Dame Katedrali, Paris’in en önemli turistik yerlerinden biridir ve aynı zamanda Fransa’nın en güzel yapılarından biri olarak kabul edilir. Ziyaretçiler, tarihi ve kültürel zenginliğiyle dolu bu büyüleyici yapıyı keşfetmek için Katedrali mutlaka ziyaret etmelidirler.

4 – Sacre-Coeur Bazilikası

Sacre-Coeur Bazilikası, Fransa’nın başkenti Paris’in kuzeyindeki Montmartre tepesinde yer alan muhteşem bir yapıdır. Tam adıyla “Sacré-Cœur Basilica of the Sacred Heart”, Fransa’da en çok ziyaret edilen dini yapılar arasında yer almaktadır.

Sacre-Coeur Bazilikası, 1870-1914 yılları arasında inşa edilmiştir. Bazilika, Paris’in en yüksek tepelerinden biri olan Montmartre Tepesi’nin zirvesinde yer almaktadır ve Paris’in tarihi merkezini kuşbakışı görüntüsü sunmaktadır.

Bazilikanın tasarımı, Fransa-Prusya Savaşı sonrası milliyetçilik dalgası ve Katolik kilisesinin yeniden canlanmasıyla bağlantılıdır. Bazilikanın mimarı Paul Abadie, Gotik ve Romantik tarzların karışımını kullanarak, Fransa’nın tarihini ve kültürünü yansıtan muhteşem bir yapı yaratmıştır.

Sacre-Coeur Bazilikası, iç mekanı ve dış cephesiyle büyüleyici bir güzellik sunar. Bazilikanın içinde yer alan mozaikler ve vitraylar, ziyaretçileri adeta büyüler. Ayrıca, bazilikanın sunduğu panoramik manzara, Paris’in en iyi manzaralarından biridir.

Sacre-Coeur Bazilikası, her yıl milyonlarca turist tarafından ziyaret edilmektedir. Bazilika, Paris’in turistik yerlerinin en ünlülerinden biridir ve ziyaretçilere Paris’in tarihi ve kültürel zenginliklerini keşfetmek için büyüleyici bir fırsat sunar.

Sacre-Coeur Bazilikası, Fransa’nın en önemli dini ve tarihi yapılarından biridir. İnançlılar ve turistler, bazilikanın içindeki muhteşem sanat eserleri ve harika manzaraları keşfetmek için burayı mutlaka ziyaret etmelidirler. Montmartre Tepesi’nde yer alan Sacre-Coeur Bazilikası, Paris’in büyüleyici manzarasını sunan bir kutsal yer ve turistik bir cazibe merkezidir.

5- Şanzelize Bulvarı

Şanzelize Bulvarı, Fransa’nın başkenti Paris’in en ünlü caddelerinden biridir. Tam adı “Avenue des Champs-Élysées” olan bu cadde, şehrin tam kalbinde yer almaktadır. Şanzelize Bulvarı, tarih boyunca Fransız moda, kültürü ve lüks yaşamı ile ilişkilendirilmiştir.

Şanzelize Bulvarı, yaklaşık 2 kilometre uzunluğunda olup, Concorde Meydanı’ndan Zafer Takı’na kadar uzanmaktadır. Caddenin tarihi, 17. yüzyıla kadar uzanmaktadır ve o dönemde Elysee Sarayı’na kadar uzanmaktaydı. Şanzelize Bulvarı’nın bugünkü görünümü, 19. yüzyılın ortalarında gerçekleştirilen bir dizi düzenleme projesiyle oluşmuştur.

Şanzelize Bulvarı, lüks butikler, restoranlar, kafeler ve tiyatrolarla doludur. Caddenin üzerinde yürürken, ünlü mağazaların vitrinlerinde sergilenen son moda tasarımları ve özel tasarım mücevherlerini görebilirsiniz. Ayrıca, dünya çapında ünlü markaların mağazaları da Şanzelize Bulvarı’nda yer almaktadır.

Caddenin her iki tarafında, geniş yürüyüş yolları ve ağaçlıklı alanlar bulunmaktadır. Caddenin en önemli turistik yerlerinden biri, Zafer Takı’dır. Zafer Takı, Paris’in sembolik bir anıtıdır ve caddenin sonunda yer almaktadır.

Şanzelize Bulvarı, yıl boyunca birçok etkinliğe ev sahipliği yapmaktadır. Özellikle 14 Temmuz’da (Fransa Ulusal Günü) ve Aralık ayında Noel ayına özel olarak dekore edilir. Ayrıca, Fransa Bisiklet Turu’nun son ayağı olan “Champs-Élysées” ayağı da Şanzelize Bulvarı’nda gerçekleştirilir.

Şanzelize Bulvarı, Paris’in en ünlü caddelerinden biridir ve Fransız kültürü ve yaşam tarzının simgesi olarak kabul edilir. Caddenin tarihi, mimarisi ve turistik yerleri, Paris’te yapılacak gezilerin vazgeçilmez rotalarından biridir. Şanzelize Bulvarı, lüks yaşamın, moda ve kültürün sembolüdür ve Paris gezisi yapacak olanlar için mutlaka ziyaret edilmesi gereken bir yerdir.

6- Montmartre

Paris’in kuzeyinde, Seine Nehri’nin sağ kıyısında bulunan Montmartre semti, tarihi ve kültürel açıdan oldukça zengin bir yerdir. 130 metre yükseklikteki tepe, 19. yüzyılda sanatçılar ve yazarlar tarafından keşfedildi ve bu semt, Fransız kültürü ve sanatı için önemli bir merkez haline geldi.

Montmartre semti, turistlerin ziyaret etmek için en popüler yerlerinden biridir. Semtte yer alan Sacré-Cœur Bazilikası, semtin en yüksek noktasında yer alır ve Paris manzarasını izlemek için muhteşem bir yerdir. Ayrıca, semtin dar sokakları, kafeleri ve restoranları, Fransız kültürünün tadını çıkarmak için mükemmel bir yerdir.

Montmartre, dünyanın dört bir yanından sanatçıları çekmiştir. Picasso, Van Gogh, Dali, Monet ve Renoir gibi ünlü sanatçılar, burada yaşamış ve çalışmıştır. Bu nedenle, semt, çeşitli sanat galerileri ve müzeleri ile doludur. Semtte ayrıca Moulin Rouge gibi ünlü gece kulüpleri de yer almaktadır.

Semtte yer alan Place du Tertre, turistlerin uğrak noktalarından biridir. Burası, sanatçıların bir araya geldiği ve turistlerin portrelerini çizdirdiği meydandır. Ayrıca, semtte bulunan Espace Dali, Salvador Dali’nin eserlerini sergilediği müzelerden biridir.

Montmartre semti, tarihi açıdan da oldukça zengindir. Semtte, 1871 yılında Paris Komünü sırasında, Fransız ordusu ile savaşan işçilerin anısına inşa edilmiş bir anıt olan Place des Abbesses de yer almaktadır. Ayrıca, semtin tarihi açıdan önemli yapıları arasında, 12. yüzyılda inşa edilmiş Saint-Pierre de Montmartre Kilisesi ve eski Montmartre Şarap Fabrikası gibi yapılar da yer almaktadır.

Montmartre semti, Paris’in en keyifli ve turistik yerlerinden biridir. Sanat, kültür ve tarih dolu olan bu semt, Paris’in en ilginç ve canlı yerlerinden biridir. Semt, turistlerin ziyaret etmek için ideal bir yerdir ve Paris gezilerinde mutlaka görülmesi gereken yerler arasındadır.

7- Versailles Sarayı

Versailles Sarayı, Fransa’nın batısında, Paris’in yaklaşık 20 kilometre güneybatısında yer almaktadır. Kral XVI. Louis tarafından 17. yüzyılın sonlarında inşa edilmiştir ve zamanla Fransa tarihindeki en önemli ve görkemli simgelerinden biri haline gelmiştir.

Sarayın bahçeleri, göletleri ve büyük mimarisi dünya çapında tanınmaktadır. Versailles Sarayı, Fransa’nın en büyük müzelerinden biridir ve ziyaretçilere geçmişin zenginliğini gösteren muhteşem sanat koleksiyonlarını sunmaktadır. Saray, Fransız Barok mimarisinin en iyi örneklerinden biridir ve dünyanın dört bir yanındaki turistler tarafından ziyaret edilen bir yerdir.

Saray, Kral Louis XIV için bir av köşkü olarak inşa edilmiştir, ancak daha sonra büyük bir şekilde genişletilmiştir. Versailles, Avrupa’nın en ihtişamlı saraylarından biri olarak kabul edilir. Sarayın en ünlü bölümleri arasında Kraliçe Yatakhaneleri, Galeri des Glaces (Aynalar Galerisi) ve Trianon Sarayı yer almaktadır. Bu bölümler, ziyaretçilere Louis XIV’in lüks ve zengin yaşam tarzını göstermektedir.

Versailles Sarayı, ayrıca ünlü Hall of Mirrors (Aynalar Salonu) ile de tanınır. Bu oda, altın ve kristal aynalarla kaplıdır ve Fransız devlet törenlerinde kullanılmaktadır. Aynalar Salonu, sarayın en görkemli odalarından biridir ve ziyaretçileri büyüleyici bir atmosferle karşılamaktadır.

Sarayın bahçeleri, peyzaj mimarisi açısından dünya çapında öneme sahip bir yere sahiptir. Bahçeler, Avrupa’nın en iyi peyzaj tasarımcıları tarafından tasarlanmıştır ve göletler, fıskiyeler, heykeller ve çeşitli bitkilerle doludur. Bahçelerde ayrıca, Marie Antoinette için özel olarak inşa edilmiş Trianon Sarayı da bulunmaktadır.

Versailles Sarayı, Fransa’nın en ünlü tarihi ve turistik yerlerinden biri olarak kabul edilir. Her yıl milyonlarca turist, sarayın görkemli yapısını, sanat koleksiyonlarını ve bahçelerini ziyaret etmektedir.

Versailles Sarayı’nın tarihi ve kültürel önemi, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dahil edilmesine de yol açmıştır. Bu, sarayın kültürel miras açısından ne kadar önemli olduğunu gösterir. Sarayın etrafında yer alan şehir, yeme-içme ve alışveriş için turistler için birçok olanak sunmaktadır.

Sarayı ziyaret etmek isteyen turistlerin biletlerini önceden satın almaları önerilir, çünkü sarayın popülaritesi nedeniyle yoğunluk olabilmektedir. Ayrıca, sarayın birçok bölümünü ziyaret etmek isteyen ziyaretçilerin gün boyunca vakit ayırmaları gerekmektedir.

Versailles Sarayı, Fransız tarihinin en önemli yerlerinden biridir ve dünyanın dört bir yanından ziyaretçiler tarafından ziyaret edilmektedir. Sarayın lüks ve zenginliği, mimarisi ve bahçeleri turistlerin hayranlığını kazanmaktadır. Herkesin mutlaka görmesi gereken bu eşsiz tarihi yapının Fransa ziyaretleri sırasında listenizde yer vermeniz tavsiye edilir.

8- Orsay Müzesi

Orsay Müzesi, Fransa’nın başkenti Paris’te bulunan ve dünya çapında ünlü bir sanat müzesidir. Müze, eski Orsay Tren İstasyonu binasında yer almaktadır ve bünyesinde 19. ve 20. yüzyıl Fransız sanatı ile dünya sanatının önemli eserlerini barındırmaktadır.

Müzenin koleksiyonları arasında, resim, heykel, mobilya, fotoğraf ve diğer sanat eserleri yer almaktadır. Müze, 1848-1914 yılları arasında sanatsal devrimleri yansıtan eserlerin bulunduğu birçok galeriye sahiptir. Bu galerilerde, ressam Claude Monet, Vincent van Gogh, Auguste Renoir, Edgar Degas, Henri Matisse ve Pablo Picasso gibi ünlü sanatçıların eserleri yer almaktadır.

Müze, 1986 yılında açılmıştır ve her yıl milyonlarca turist tarafından ziyaret edilmektedir. Orsay Müzesi’nin en ünlü eserleri arasında Van Gogh’un “Yıldızlı Gece” ve Manet’nin “Kahvaltı” tabloları yer almaktadır.

Müze, her gün 9:30-18:00 saatleri arasında ziyaret edilebilmektedir. Müzede ayrıca, birçok etkinlik, sergi ve konser düzenlenmektedir. Müzeyi ziyaret edenler, geniş koleksiyonlarının yanı sıra, Orsay Tren İstasyonu binasının tarihi mimarisine de hayran kalacaklardır.

Paris’e seyahat eden herkese, Orsay Müzesi’nin ziyaret edilmesini şiddetle tavsiye ederim. Bu müze, sanatseverler ve tarihi mimariyi sevenler için gerçek bir cennet olacaktır.

9- Pompidou Merkezi

Pompidou Merkezi, Paris’in merkezinde yer alan modern bir sanat müzesidir ve aynı zamanda kültürel etkinliklerin, sergilerin ve etkinliklerin düzenlendiği bir yerdir. İşte Pompidou Merkezi hakkında daha fazla turistik bilgi:

Pompidou Merkezi, Fransız cumhurbaşkanı Georges Pompidou’nun 1969’da modern ve çağdaş sanatı sergilemek için bir merkez kurma fikrinden doğdu. Merkez, 1977 yılında açıldı ve o zamandan beri dünyanın en ünlü sanat müzelerinden biri haline geldi.

Binanın tasarımı, sanatçılar Renzo Piano ve Richard Rogers tarafından yapıldı. Binanın dışı, mimarisi nedeniyle “tersine dönmüş bir bina” olarak tanımlanır. Yani, binanın işlevsel parçaları – merdivenler, asansörler, havalandırma sistemleri vb. – binanın dışında, renkli borularla görülebilir. Bu tasarım, merkezi Paris’in geleneksel mimarisinden ayıran modern bir simge haline getiriyor.

Müzenin içi de oldukça etkileyici. Pompidou Merkezi, modern sanat, çağdaş sanat, tasarım, grafik sanatları ve fotoğrafçılık gibi birçok farklı sanat dalında eserler sergiliyor. Eserler arasında Picasso, Matisse, Jackson Pollock, Andy Warhol ve Salvador Dali gibi ünlü sanatçıların eserleri de bulunuyor.

Müze ayrıca düzenli olarak geçici sergilere de ev sahipliği yapar. Bu sergiler, her yıl milyonlarca turist tarafından ziyaret edilir.

Pompidou Merkezi’nin yanı sıra, binanın çevresi de turistler için birçok farklı aktivite sunuyor. Bölgedeki sokak sanatı, sokak müzisyenleri, heykeller ve performans sanatçıları, turistlerin keyifli bir gün geçirmesine yardımcı olur.

Sonuç olarak, Pompidou Merkezi, modern sanatın en önemli örneklerini sergileyen, Paris’in en tanınmış turistik yerlerinden biridir. Müze, hem sanatseverler hem de sadece turistik amaçlı ziyaret edenler için zengin bir deneyim sunuyor.

10- Sainte-Chapelle Katedrali

Sainte-Chapelle, Fransa Kralı IX. Louis tarafından, Paris’teki Palais de la Cité’de (Şehir Sarayı) yer alan Şapel Bölümü’nün bir parçası olarak 1248-1249 yılları arasında inşa edildi. Katedralin inşası, Kutsal Roma İmparatorluğu’nun en kutsal kalıntılarından biri olan İsa’nın çarmıha gerilişi sırasında giydiği tacın taşındığı taç kutusunu saklamak amacıyla yapıldı.

Sainte-Chapelle’in mimarisi, Gotik stilinin en üst seviyelerinden biri olarak kabul edilir. Katedralin dışı oldukça mütevazıdır, ancak içerisi oldukça etkileyicidir. Katedralin iki katı var: alt katta, sarayın hizmetlileri için yapılmış olan ölçülü boyutlarda bir şapel varken, üst katı taç kutusunu saklamak için inşa edilmiştir.

Üst kattaki kapalı galerilerin en dikkat çekici özellikleri arasında, 15 cam pencereye sahip bir koleksiyon yer alıyor. Bu pencereler, İsa’nın hayatındaki farklı olayları anlatan 1.113 sahne içerir. Bu pencerelerin en büyükleri, 15 metre yüksekliği ile, Gotik dönemin en büyük cam pencereleri arasındadır.

Sainte-Chapelle ayrıca, düzenli olarak müzik konserleri ve festivalleri düzenlenen bir mekandır. Katedral, yılın farklı zamanlarında, özellikle yaz aylarında turistlerin ilgisini çeken müzik etkinliklerine ev sahipliği yapar.

Sonuç olarak, Sainte-Chapelle, Paris’teki en önemli tarihi turistik yerlerden biridir. Gotik mimarinin en güzel örneklerinden biri olan katedral, etkileyici cam pencereleriyle de ünlüdür ve turistlerin tarihi ve sanatsal bir deneyim yaşamaları için ideal bir yerdir.

Hakkında zanzanamoltigor

Bu habere de bakabilirisiniz

Dubai Gezi Rehberi

Arap emirliklerine bağlı emirliklerden en yüksek nüfusa sahip olan Dubai 1900 senesinde küçük bir liman …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

yeni